Tüm Yazarlar
Bayram Özer Yazıları
Akademide aşılamayan Q1 problemi
Bayram Özer
İstersen çok önemli bir keşif yap ya da topluma katkısı olacak bir proje yürüt, Q1'de yayınlanmadıysa geçmiş olsun. Aynı çalışmayı Q1 sınıfı bir dergide yayınladığında, içeriğin önemi ikinci plana düşüyor ve sistem seni sorgusuz sualsiz akademik vitrine yerleştiriyor. Q1 sınıfı bir dergide makale başı ücretler 2000-3000 dolar civarında. Bazıları 5000 doları bile geçiyor. Yani özetle şöyle. Biz yazıyoruz, onlar kazanıyor.
En rahat kuşağın bitmeyen dertleri
Bayram Özer
Her ülkede gençler kendi yönetimini ve ülkesini eleştirebilir. Ama bizdeki durum çok farklı. Bizde her olumlu bilgiyi sistematik biçimde inkâr etmeye dair yaygın bir tutum var. Türkiye'deki gençlerin önemli bir kısmı için eleştiri, eleştiri konusunu düzeltmekten çok haklı çıkmak için yapılıyor. Bu yüzden haksız çıkmamak için eleştirilen konu ölümüne savunuluyor. Bu yüzden eleştirilen konunun doğru olma ihtimali ile de kavga ediliyor.
Hepimiz Robin Hood'uz
Bayram Özer
Recaizade Mahmut Ekrem'in Araba Sevdasındaki müftü efendi çıkarcıdır. Nabizade Nazım'ın Zehra'sında müezzin, vicdan yerine ikiyüzlülüğü temsil eder. Mahmut Makal'ın Bizim Köy'ündeki köy imamı hurafeci, halkı kandıran biridir. Yaşar Kemal'in İnce Memed'inde köy imamı ağanın adamıdır, dinî kullanarak zulme ortak olur. Kemal Tahir'in Devlet Ana'sında din adamları çoğunlukla ulema sınıfının çıkar koruyucusudur… Peki neden?
Robinson Crusoe ve bizi beğenmeyen çocuklarımız
Bayram Özer
Robinson Crusoe sadece ıssız bir adada hayatta kalmaya çalışan bir adamın hikâyesi değildir. Aksine bir medeniyetin başka bir medeniyeti ne şekilde şekillendirmek istediğinin, hatta onu nasıl yeniden kurmak istediğinin alegorik bir metnidir. Robinson bir adaya düşen bir birey değil, Batı aklının kimsesizliğe bile tahakküm uygulayabilen temsilcisidir aslında. Karşısına çıkan her şeyi yani toprağı, hayvanı, doğayı ve en önemlisi insanı ehlileştirme görevi ve yetkisini kendinde görmenin meşrulaştırıldığı romandır.
Gerçeklik ile ideal arasında sıkışan zorunlu eğitim
Bayram Özer
“Zorunlu eğitim kaldırılsın” demek doğru ama eğer gerçekçi çözüm yolları önerilmiyorsa, sadece muhalefet refleksiyle pozisyon almak olur. Bu öneriyi destekleyecek sağlam belgelere ve araştırmalara ihtiyaç var. Çünkü bilinmelidir ki, hakikati istemek ayrı şeydir, mümkünü istemek ayrı. Ulaşılmaz bir ideali sürekli gündeme taşımak, sistemin aparatı olmaktan değil, sisteme karşı pasif bir sabotaj üretmekten başka bir işe yaramaz.
Gülümseyin: İşgal altındasınız!
Bayram Özer
Pozitif psikoloji, Instagram'da güzel bir filtreyle paylaşılan sahte mutluluklar ya da “güne pozitif başla” sloganlarıyla sınırlı olmamalıdır ve öyle değildir. Yani pozitif olmak demek, gülümseyerek her şeye katlanmak değil, bazen dik durarak hayır diyebilmek, bazen de haksızlığa karşı en zarif şekilde karşı koymaktır. Kısaca pozitif psikoloji: “Umudunu kaybetme ama gerçeği de asla perdeleme!” anlamına gelmektedir.
Okul duvarını biz yaptık, orada ne öğreteceğimizi başkası belirledi
Bayram Özer
Bugünkü eğitim sisteminin küresel bilgi rejimlerinin taşıyıcısı olduğunu fark etmemiz gerekiyor. Bilgiyi yedekleyen değil, yeniden kuran bir nesil” idealimiz olmalı, okulları yapanların okulların içerisinde kendi çocuklarını istedikleri şekilde nasıl eğitebileceklerinin yollarını bulmamız gerekmekte. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli bunun için milat olarak kabul edilebilir.
Bir diriliş tasavvuru olarak Türkiye'de yerli bir eğitim anlayışının inşası
Bayram Özer
Türkiye'de eğitimin evrensel normlar dışlanmadan yerlileşmesinde en önemli engel Batı'dan ithal edilen ve evrenselmiş gibi sunulan kavramların hâkimiyetidir esasen. Psikoloji, pedagoji, sosyoloji gibi disiplinlerle ilgili tarihe mal olmuş onca yerli kaynak ve bilginin reddedilmesi aslında bu disiplinlerin sadece Batı literatürüyle mümkün olabileceği yönündeki sığ bir inancın ürünüdür.