Türk bayrağı, devletlû bir alâmet olmakla beraber, hakikati konuşan tarihî bir hatıradır. Büyük bir milletin Hazreti Allah ile kurduğu aczi müdrik bir hâlette muhabbetli bir bağın görünür hâlidir.
Mısır barış zirvesi, Gazze ve vicdanın jeopolitiği
Burhanettin Kapusuzoğlu
Mısır'daki büyük resim, yeni bir güç paylaşımını değil, bir vicdan paylaşımına dair arayışı göstermektedir. Türkiye, diplomatik bir aktör olduğu kadar bölgede ahlâkî nabzı tutan ve medeniyetin temsil gücünü taşıyan güçlü bir ülke olarak bu barış masasında yer almıştır.
Her zaman biz: Balkanlar
Burhanettin Kapusuzoğlu
İslâm medeniyeti taşıdığı bütün unsurlarla Balkanlar'ı/Rumeli'yi bezemiş her bir köşeye silinmez izler bırakmıştır. Halen Balkan mülküne değer katan Osmanlı yadigârı şah eserler vakıf mührüdürler. Bilhassa Kuzey Makedonya'nın her köşesinde, Üsküp'te, Ohri'de, Kalkandelen'de, Manastır'da ve sair beldelerde var olan eski/meyen abideler, köklü vakıf şuurunun tezahürü olarak kimlik hanesini canlı tutmaktadır.
Ortadoğu söz konusu olunca coğrafya kederdir
Burhanettin Kapusuzoğlu
Türkiye'nin sunduğu medeniyet diplomasisi, bütün bölge ülkeleri için yeni bir başlangıçtır. Çünkü bu modelde sadece ortak akıl, müşterek tarih ve insanca bir gelecek vardır. Tâlihin önünü açan tarihî sorumluluk herkesin omuzlarındadır. Ortadoğu'un geleceğinde, savaşları çıkaran ve haritaları çizen güçler değil, barış ve adaleti merkeze alan ve insanlığın vicdanını temsil eden yeni esaslı aktörler belirleyicidir.
Vakıf medeniyeti
Burhanettin Kapusuzoğlu
Vakıf, mehabetli bir insanlık binasıdır. Hür iradenin açtığı yolda, vicdanî sorumluluğun merhamet ve muhabbetle yerine getirilmesi çabasıdır. Bu çabanın tezahürleri olarak merkezinde Mâverâünnehir'in yer aldığı Türkistan'dan başlayarak en uzak diyarlara kadar her yerde pek çok hayır eser yapılmış ve vakıfla kayıt altına alınmıştır. Çağlar boyunca, medenî bir hayır kurumu olan vakıf, her ülkenin sosyal, ekonomik ve kültürel hayatında son derece etkili olmuştur.