Küresel krizde Avrupa'nın sınavı: Fransa'nın askeri hamlesi ve Batı'nın meşruiyet sorunu
Cihad İslam Yılmaz
Ortadoğu'daki yeni kriz, Avrupa'nın güvenlik mimarisiyle ilgili çok temel bir soruyu yeniden gündeme getiriyor: Avrupa gerçekten bağımsız bir güvenlik aktörü olabilir mi? NATO'nun kolektif savunma mekanizmaları, daha çok Avrupa'yı ABD güdümünde bağlarken, Avrupa'nın mevcut liderleri, kendi ordularını ve askeri kapasitelerini stratejik çıkarlarını korumanın ötesinde kullanma eğilimine giriyor.
Epstein dosyaları ne anlatıyor?
Cihad İslam Yılmaz
Belgeler, bu yapının tamamının değil, yalnızca açığa çıkmasına izin verilen kısmının görülebildiğini düşündürüyor. Geri kalan ne kadar bilgi, hangi kasalarda, kimlerin kontrolünde bunu bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey, Epstein dosyasının bir suç hikâyesinden çok daha fazlası olduğu: Bu dosya, küresel iktidarın karanlık çalışma prensiplerine açılan bir yarıktır.
Monroe Doktrini'nin Trump eki
Cihad İslam Yılmaz
Strateji belgesinde Batı Yarımküre, ABD'nin ulusal güvenliğinin temel coğrafi alanı olarak tanımlanmıştır. Belge, açık bir ifadeyle ABD'nin bu bölge üzerindeki tarihsel nüfuzunu “Monroe Doktrini'nin Trump Eki” olarak adlandırılan yeni bir çerçeveyle güncellemektedir. Bu değerlendirme, ABD'nin Latin Amerika'daki varlığını yeniden yapılandırma hedefini açıkça ortaya koymaktadır.
Diplomasinin yeni dili ve değişen ittifak dinamikleri
Cihad İslam Yılmaz
Trump'ın “Türkiye, NATO için büyük bir değer” ifadesi, yeni algının yansımasıdır. Erdoğan'ın ise “ilişkilerimizi güven ve karşılıklı saygı temelinde yeniden inşa etme iradesi” vurgusu, Türkiye'nin kararlı ama diyaloğa açık diplomasi çizgisini göstermektedir. Bu iki tutumun kesiştiği yer, aslında 21. yüzyılın yeni müttefiklik paradigmasıdır: Baskı yerine iş birliği, yaptırım yerine karşılıklı kazanç.
Gazze'deki İsrail destekli paramiliter unsurlar
Cihad İslam Yılmaz
İsrail'in içeriden çökertme stratejisinin asıl gücü şurada yatıyor: Direnişin sadece askerî kanadına değil, toplumsal bağlarına, mahallenin örfüne, yardım dağıtımındaki adalete, imamın hitabına ve annenin duasına kadar uzanan o görünmeyen, ama yaşamsal sinir ağlarına saldırmak. Ebu Şebab gibi taşeron figürler işte tam da bu ağları zehirleyen bir virüs işlevi görmektedir.
Wagner'den Afrika Corps'a Rusya'nın paramiliter güçleri
Cihad İslam Yılmaz
Afrika Kolordusu Kremlin'in Afrika'da sert güç unsurlarını yumuşak güç enstrümanlarıyla harmanlayan hibrit stratejisinin kilit bileşeni haline gelmektedir. Stratejinin nihai amacı, Batı'nın etkisini sınırlamak, Rusya'nın jeopolitik nüfuzunu kalıcılaştırmak ve yaptırımların yarattığı ekonomik izolasyonu aşacak yeni ortaklık ağları inşa etmektir.
Fransa'nın sömürge sonrası mirası ve dağılan etki alanları
Cihad İslam Yılmaz
Fransa'nın sömürge alanlarından çekilmesi, güç boşluğu yaratmamıştır. Aksine bu boşluk, farklı aktörler tarafından hızla doldurulmaktadır. Çin, uzun süredir Afrika'nın altyapı yatırımlarında başat rol üstlenirken; Rusya, Wagner benzeri paramiliter gruplar aracılığıyla güvenlik sektöründe derinleşmiş; Türkiye ise kültürel diplomasi, insani yardım ve eğitim alanındaki faaliyetleriyle dikkat çekmiştir.
Fransa'nın Filistin hamlesi ve uluslararası düzenin yeniden inşası
Cihad İslam Yılmaz
Daha önce Norveç, İspanya ve İrlanda gibi ülkeler Filistin'i tanıma kararını almıştı. Ancak Fransa'nın bu sürece katılması, kıtanın siyasal merkezinde ciddi bir paradigma değişikliğinin yaşandığını gösteriyor. Paris'in bu adımı, Berlin, Roma ve hatta Brüksel gibi diğer başkentler üzerinde diplomatik baskı oluşturabilir.
Yardım kuyruğuna kurşun: Gazze'de insanlığın çöküşü
Cihad İslam Yılmaz
Bosna'da, Ruanda'da, Srebrenitsa'da, Halepçe'de yaşanan katliamlar sonrasında, hep geç gelen bir pişmanlığın izlerini görürüz. Oysa Gazze'de yaşananlar “daha sonra” öğrenilen şeyler değildir. Her şey gözümüzün önünde oluyor. Kurşun sesiyle birlikte yankılanan en ağır çığlık, bugün artık insanlığın sessizliğidir.
Caydırıcılığın inşası
Cihad İslam Yılmaz
Günümüzde güç, artık sadece tankla, tüfekle, diplomatik protokollerle değil; sessizlikle, ön almayla, bilginin zamanlamasıyla kurulur. MİT'in gerçekleştirdiği çağrı cihazı operasyonu, Türkiye'nin sadece kendi sınırları içinde değil; çevre coğrafyalarda da istikrarı etkileyen bir caydırıcı unsur olduğunu göstermiştir.
İdeolojik bir mücadele alanı olarak istihbarat
Cihad İslam Yılmaz
7 Şubat krizi, Türkiye'de güvenlik bürokrasisinin yeniden inşasında bir dönüm noktasıdır. Kriz sonrası dönemde MİT'in iç yapısında ciddi temizlikler yapılmış, dış istihbarat kapasitesi artırılmış ve stratejik planlama birimleri güçlendirilmiştir. Hakan Fidan'ın bu süreçte gösterdiği dirayet, istihbaratın sadece teknik bir uzmanlık alanı değil, aynı zamanda siyasi ve ideolojik bir mücadele alanı olduğunu ortaya koymuştur.
İstihbaratın özelleştirilmesi
Cihad İslam Yılmaz
İstihbaratın özelleştirilmesi meselesi yalnızca kurumsal ya da hukuki bir sorun değil, aynı zamanda devletin nasıl var olacağına ve gelecekte güvenliğin nasıl tarif edileceğine dair çok daha köklü bir meseledir. Bu noktada şu temel soru öne çıkmaktadır: Devletin tekelinde doğmuş bir faaliyet, devlet dışı aktörlerle nasıl yeniden inşa edilebilir?
Arakan'daki etnik gerilim ve yeni zulüm dalgası
Cihad İslam Yılmaz
Myanmar cuntasının Rohingya gençlerini zorla askere alması, bölgedeki mevcut durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Müslümanları orduya zorla katma politikası yeni bir zulüm dalgasını işaret ediyor. Vatandaşlık hakları tanınmayan, temel insani gereksinimlerinden yoksun bırakılan bu insanlar, aynı zamanda iç çatışmalarda zorla cepheye sürülerek hayatlarını tehlikeye atmak durumunda bırakılıyor.
İsrailli yerleşimci sorunu ve Batı Şeria'nın geleceği
Cihad İslam Yılmaz
İsrailli yerleşimcilerin gelecekteki durumu, bölgedeki siyasi ve güvenlik dinamiklerine bağlı olarak şekillenecektir. Uluslararası toplumun baskıları artarsa yerleşimcilerin eylemlerinin azalması ve İsrail hükümetinin yerleşim politikalarında değişikliğe gitmesi mümkündür. Ancak, yerleşimcilerin terör eylemleri ve İsrail iç siyasetindeki dengeler, bu sürecin zorlu geçeceğini göstermektedir.
Sunak'ın erken seçim kararı: Strateji mi, zorunluluk mu?
Cihad İslam Yılmaz
Son anketlere göre, İşçi Partisi'nin kamuoyundaki desteği, Muhafazakar Parti'yi geride bırakmış durumda. Bu durum, Rishi Sunak'ı, partisinin kontrolünü kaybetmeden önce bir hamle yapmaya zorladı. Sunak'ın karşı karşıya olduğu bu siyasi baskılar, erken seçim kararının ardındaki motivasyonlardan biri olarak öne çıkıyor. Ekonomik göstergeler de kararın arkasındaki bir diğer önemli faktör.