İran bir “vaka” değil, yaşayan bir ülkedir. İran'ı konuşurken en büyük hata, sokaktaki öfkeyi ya yok saymak ya da onu refleksle “dış operasyon” diye mühürlemektir. Maalesef, hayat pahalılığı, işsizlik, baskı, temsil krizi, gelecek kaygısı gerçektir. Ama tam da bu nedenle, kriz anlarında bu acının nasıl hızla “kullanılabilir” bir siyasal malzemeye çevrilebildiğini de görmek gerekir.
Küresel gücün karanlık ağında Jeffrey Epstein ve elitlerin görünmeyen düzeni
Emel Topcu
Epstein vakası, seks ticaretinden öte, uluslararası sistemde bilgi, şantaj ve manipülasyonun güç araçları olarak kullanıldığı post-modern bir istihbarat modeline işaret etmektedir. Epstein'ın ardında kalan asıl soru, artık “kim suçluydu?” değil; “kimler bu sistemin varlığından faydalandı?” sorusudur.
Sızdırılan mesajların aynasında ABD'de hegemonya, kimlik ve gerilimin yeni anatomisi
Emel Topcu
Bugün “kültürel savaşlar” diye adlandırılan tablo, yarın iç savaş atmosferine evrilebilecek kırılganlıklar üretmektedir. Hegemonyayı kişilere indirgemeden, kural devleti, kurumsal şeffaflık, hesap verebilirlik ve hak temelli reformlar yoluyla yapısal sınırlandırmalar inşa edilmediği sürece, Amerikan demokrasisinin çöküş dinamikleri hem dış politikada hem de ülke içinde hızlanacaktır.