Tüm Yazarlar
Makbule Yalın Yazıları
Ekonomik rasyonelden jeopolitik araca: AB'nin Mercosur tercihi
Makbule Yalın
Avrupa gibi teknoloji, sanayi ve katma değerli üretimle rekabet etmesi beklenen bir ekonomik blokta, ticaret anlaşmalarının kaderi neden hâlâ tarımsal rekabet üzerinden belirleniyor? Serbest ticaretin ana akım kuralları, düşük verimli sektörlerin korunması yerine, kaynakların daha rekabetçi alanlara yönelmesini öngörmez miydi? Bugün gelinen noktada tarım, ekonomik bir sektörden çok siyasi bir kaldıraç işlevi görüyor.
Finansal demir perde: Küresel kutuplaşmanın ekonomi cephesi
Makbule Yalın
Önce ticaretin ağırlığını koyanlar, ardından paranın hakimiyetini kurar. Bugün masadaki asıl soru ise daha keskindir: Kim kendi parasını ve ödeme sistemini başkasına bağımlı kalmadan yönetebilir? Cevabı verebilenler yeni finansal düzenin kurucusu olacak; veremeyenlerse, başkalarının yazdığı oyunda sadece kullanıcı kalmaya mahkûm olacak.
Erken uyarı ülkesinde geç karar siyaseti
Makbule Yalın
BOJ'un faiz artırması, kısa vadede borç servis maliyetlerini yükseltip büyümeyi yavaşlatabilir; düşük faiz ise geçici bir nefes sağlıyor ama yapısal sorunları çözmüyor. Orta vadede, 2028-2030 arası, siyasi ve mali refleksler hızlanmazsa, Japonya ciddi bir ekonomik kırılma riskiyle karşı karşıya kalacak. Güçlü dış ticaret ve teknoloji devleri durumu tamponlasa da, iç ekonomik reflekslerin gecikmesi kırılganlığı görünür hâle getiriyor. Bu durum sessiz bir tsunami olarak Japon ekonomisini sarsabilir.
Efsaneler ölmez, sadece şekil değiştirir
Makbule Yalın
Merz döneminde açıklanan Sanayi 2030 programı, Almanya'nın endüstriyel gücünü yeni teknolojiler ve sürdürülebilirlik ekseninde güncelleme kararlılığını ortaya koyuyor. Öte yandan Çalışma Bakanı'nın çalışma saatlerinin uzatılması yönündeki teklifi, Almanya'nın ekonomik efsanesinin hâlâ güçlü ve dayanıklı olduğunu gösteriyor.
BRICS+'ın dönüşüm kıskacı
Makbule Yalın
Zayıf kurumsal yapı, üyeler arasındaki siyasi ve ekonomik uyumsuzluklar ile ortak vizyon eksikliği, BRICS+'ın önündeki en büyük engeller olarak duruyor. Sayısal genişleme ile kurumsal derinleşme arasındaki dengeyi sağlamak kritik. BRICS+'ın sadece Batı'yı eleştirmekle kalmayıp; kendi değerlerini, kurallarını ve işleyiş mekanizmalarını geliştirerek yapıcı ve işlevsel bir alternatif model oluşturması gerekiyor.
Savaşsız savaş ekonomisi: NATO'nun yeni dili, yeni harcamaları
Makbule Yalın
Lahey'de düzenlenen NATO Zirvesi, askeri olduğu kadar ekonomik açıdan da dikkat çekici bir dönüm noktasıydı. Zirvede alınan kararlar, NATO'nun klasik güvenlik anlayışının ötesine geçtiğini ve artık yüksek teknoloji, enerji altyapısı ve stratejik veri alanlarında kolektif yatırım planlarıyla hareket ettiğini açıkça gösterdi. Bu çerçevede ilk kez “sürdürülebilir caydırıcılık” kavramı, yalnızca askeri kuvvet değil, ekonomik direnç kapasitesiyle birlikte tanımlandı
Borsa açık, güven eksik: Suriye ekonomisinin sessiz soruları
Makbule Yalın
Suriye'de atılan adımlar umut vaat ediyor, ancak çatışmaların sona ermiş olması ekonomideki yapısal sorunların kendiliğinden çözülmesi için yeterli değil. Azalan insani yardımlar, şiddetli kuraklık ve derin altyapı tahribatı, durumu daha da karmaşıklaştırıyor. Bu kırılgan ve zorlu ortamda gerçek bir toparlanma, güçlü ve kararlı bir ekonomik seferberlik gerektiriyor. Bu nedenle Suriye için asıl savaş şimdi başlıyor: Ekonomiyi ayağa kaldırmak için hükümetin kararlılığı ile içeriden başlayan, toplumla birlikte ilerleyen topyekün bir kalkınma hamlesi ile.
Sekizinci güvercin kanatlanıyor: ECB'nin faiz kararı
Makbule Yalın
ECB'nin 5 Haziran'daki kararı bir faiz adımından fazlası. Bu, küresel para politikasında "yeni bir evreye" geçildiğinin sinyali olabilir. Ekonomik belirsizliğin arttığı bir dönemde, yön arayan piyasalar için Frankfurt'tan kanatlanacak olan sekizinci güvercin, yeni bir küresel senkronizasyonun uzlaşma ve yumuşama sembolü olabilir.