Bazı kimlikler öne çıkarılsa da bunların içinin boşaltıldığı ve farklı hemen her kimliğin aşağı yukarı aynı potalarda eritilip benzer hatt-ı harekette yürütüldüğü bir yer Amerikan siyaset meydanı. Yahudilere düşmanlıkta tarihte bayraktarlığı yapan Katoliklerden bugün ABD siyaseti birçok “Siyonist Katolik” çıkarmış halde. Birbiriyle zıtlık içerisinde birçok görüş ve kimlik unsuru aynı şahısta yansıtılabiliyor. Vaziyet bu iken istisnai özellikler görülmedikçe bir adamın filan kimliğinin vurgulanarak ortaya çıkarılmasına çok büyük mana atfedip heyecanlanmaya hacet yoktur.
İlginç detaylarıyla Trump'ın İngiltere ziyareti
Ömer Ekrem Keçeci
Trump ziyaretinde İngiliz iç siyasetine dokunduran ifadeler kullandı. Starmer başbakan oldu olalı içeride en sıkıştırıldığı mesele botlarla gelen illegal göçmenler. Tam Trump'lık mevzu. O da es geçmedi ve Starmer'a, bunu halletmesi gerektiğini yoksa Britanya'nın “içeriden yok edilmesi” riskiyle karşılaşacağını vurguladı. Bunun üzerine İngiliz muhafazakâr medya yazarları Starmer'ı aşağılayıp Trump'ı yüceltici yazılar yazdılar…
AB-ABD'nin istediği Rusya'dan, ABD-Rusya'nın istediği AB'ye
Ömer Ekrem Keçeci
Avrupa medyasında, ABD'nin kendilerini terk etmesi ve daha ziyade Rusya'ya kazandıran bir konum alması işleniyor. Trump aşağılandıkça aşağılanıyor, attığı hemen her adım Putin'e hizmetle tavsif ve alay ediliyor. Evet, Trump'ın görmek istediği Avrupa'nın, Putin'in görmek istediği Avrupa'ya benzer olduğu rahatlıkla söylenebilir. Elbette aynı değil. Fakat benzer.
Avrupa için 'en kötü' zaman
Ömer Ekrem Keçeci
Yaşananların işaret ettiği, sömürge olmaya bile rıza göstermesine rağmen Ukrayna'nın istemediği bir anlaşmayı yapmak zorunda kalmasının yüksek ihtimal olduğudur. Bu vesileyle Türkiye'de savunma sanayiinin yükselişini “SİHA mı yiyeceğiz?” diye tahfif etmeye çalışan acayip kesan-ı bilâ-izanın ve bunlara kulak verenlerin Ukrayna'nın halinden ibret alması elzemdir.
Avrupa ve Amerika'nın Ukrayna çatışması
Ömer Ekrem Keçeci
Avrupa için işler iyi gitmiyor. Kyiv Independent'ta filozof Slavoj Zizek de son yazısında “kader artık bize gülmüyor Avrupalılar” yazmaktan kendisini alamadı. Trump'ın manevralarının Amerika için daha mı iyi yoksa daha mı kötü olacağı ise meçhul. Şu anki adımları onun “Putin'in uşağı” diye yaftalanıp aşağılanmasına yol açıyor.
Tek Parti zamanı ihmal dolayısıyla ordunun düştüğü vaziyet
Ömer Ekrem Keçeci
1936'daki ve 2025'teki Kemalist varakpareler, ordunun tek parti döneminde en çağdaş silahlarla teçhiz edilip hazır olduğunu söylese de birçok kaynakla artık aşikâr olmuştur ki; ordu, mahrumiyet ve aşırı derecede geri kalmışlığın içindeydi.
İngiltere, Chagos'u Çin'e mi kaybediyor?
Ömer Ekrem Keçeci
BM Genel Kurulu'nun İngiltere'nin Chagos'u terk etmesi kararının ardından, bölgenin uzun vadede İngiliz ve Amerikan cephesinden ayrılarak Çin cephesine dâhil olması ihtimali mevcut. Bu endişeden dolayı birçok reaksiyon yükseldi.
Demokratlar ve CHP'lilerin ilginç söylem benzerlikleri
Ömer Ekrem Keçeci
İki tarafta da “sol” diye tarif edilen kesimin olaylara ve şahıslara bakışlarını belirleyen ve besleyen kaynakların ciddi düzeyde itham, iftira, yalan ve manipülasyona başvurdukları görülmektedir. Ayrıca herhangi istemedikleri bir tavırla karşılaştıklarında muarızı oldukları kimseye kelime haznelerini sonuna kadar tarayıp bulabildikleri en ağır yakıştırmayla taarruz etmeleri de bir başka ortak noktaları. Bir tane istemedikleri adımda derhal Hitler oluyorsunuz.
Biden dönemi Trump'a yaradı
Ömer Ekrem Keçeci
Biden döneminin cevap üretilmekte zorlanılan mezkûr başarısızlıkları ve Trump devrine nazaran gerçekten huzur ve refah getirici olmaması, Demokrat medyanın işlediği Trump korkusunun geçerliliğini de kısmen zedeledi. Bir kısım insanlar Trump ve karşısındakinin idaresini üst üste yaşayarak bittecrübe değerlendirme imkânına erişince Trump'ın gereğinden fazla kötülenip karşısındakinin şişirildiğine hükmetti.
İngiltere'den, İsrail'e medya kalkanı
Ömer Ekrem Keçeci
Birleşik Krallık'ta İsrail taraftarları oranı Ekim başında yayınlanan bir ankete göre tespit edilen en düşük düzeyine düşerek ancak yüzde 17 çıktı. İsrail hakkındaki düşüncesinin kötü olduğunu söyleyenlerse yüzde 66'yı buldu. Matt Kennard'ın da işaret ettiği gibi, işte bu yüzden gazetecilere baskın yapılıyor ve aktivistler hapsediliyor.
2002 öncesi kadına şiddet ne durumdaydı?
Ömer Ekrem Keçeci
Bugün mahud çevreler Ak Parti zamanı çıkmış bir sorun gibi takipçilerine aktarsalar da 8 Şubat 1999 gazetesine yansıyan ifadesinde dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, “Kadın sorununu çözmeden Türkiye sorununu çözmenin olanağı olmadığını” söylemiştir. 2002 öncesi önem neşriyatı iyi incelenirse değil bir makale, belki bir kitaplık dolduracak kadar kadına şiddet kaydı ve yazıları bulunacağı aşikârdır.
Harris, Trump'ı Türkiye üzerinden vurabilir mi?
Ömer Ekrem Keçeci
Trump'ın seçim kampanyasında en sık anlattığı şeylerden birisi, başkanken Taliban lideriyle yaptığı görüşmede ona çektiği ayar ve kendisine “ekselansları” diye hitap edecek derecede onu uslandırdığı iddiası. Bunu Biden ve Harris'e saygı duyulmayıp ABD'nin itibarının düşmesi argümanlarının bir delili olarak anlatıyor. Doğrusu bu iddiaya karşı Kamala Harris aciz kaldı. Esaslı bir örnek getirip Trump'ın kendisini şişirdiğini anlatamadı. Hâlbuki muazzam bir misal mevcut: Türkiye'nin Barış Pınarı Harekâtı.
‘Amerika'nın fedaisi' söylemi tutacak mı?
Ömer Ekrem Keçeci
Trump'ın hem kendisinin halka muhtelif hitaplarında hem de taraftarlarının sosyal medyada sıkça vurguladığı husus şu: İstese lüks içinde bir hayatı seçebilirdi. O ise hukuk, basın ve en nihayet mermiyi de kapsayan saldırılara göğüs germeyi seçti. Bu mesajı sosyal medyada Trump'ın teşebbüs sonrası kanlar akan resmiyle paylaştıkları görülüyor. Cengâverlik ve ABD halkı için savaşıp sıkı durma Trump'ın söylemlerinin en öne çıkan unsurlarından.
Kamala Harris'in tuhaf seçim propagandası
Ömer Ekrem Keçeci
Kamala Harris'in Temmuz'da rt ettikleri hariç kendi yazdığı twit sayısı 160. Bunlar içerisinde en az 40 tanesi kürtaj meselesine vurgu yapıyor. Gerçekten Harris neredeyse her gün, bazense gün aşırı Trump'ın başkan olması durumunda ülkede kürtajın yasaklanacağı propagandasıyla meşgul.
İngiltere'de seçimi Labour kazandı ama sol yine kaybetti
Ömer Ekrem Keçeci
Starmer'ın, iktidarı devraldığı Tory'lerin siyasetinden çok farklı bir yola girmesi beklenmez. Yani Trump müstesna, ABD'de Cumhuriyetçilerle Demokratların birbirlerine benzetilip herhangi birinin gelmesinin ciddi fark oluşturmayacağı şeklindeki umumi yorum şu an İngiltere siyaseti için de geçerlidir. Dolayısıyla dış siyaset ve sair alakadar olduğumuz konulardaki beklentiler de buna göre olmalıdır.
Sürdürülebilir monarşi için Kate'in önemi
Ömer Ekrem Keçeci
Monarşinin devam edebilmesi, kraliyet ailesinin veya en azından içlerinden önde gelen bazı figürlerin halkın çoğunluğu tarafından sevilip benimsenmesine bağlı. Bunu en ziyade temin etme kabiliyet ve potansiyeli ise Kate Middleton'da.
Gazze ve İngiltere iç siyaseti
Ömer Ekrem Keçeci
Bir dönem gözden düşmüş ve fena biçimde marjinalleşmiş Galloway'in parlamentoya geri dönüşü yaşanacak başka gelişmelerin öncülerinden olabilir. Öngörülebilir bir gelecekte Corbyn'in geri döndüğü veya onun gibi birisinin yükseliş yakaladığı senaryoyla da karşılaşılabilir. İsrail medyasında da pek endişeyle kaleme alınan yazılarda, genç nesillerdeki yükselen İsrail karşıtlığı, Amerikalı Evanjelist gençliğin bile İsrail'den yüz çevirmekte olduğu konu ediniliyor.
Windsor çerçevesi ve olası Biden etkisi
Ömer Ekrem Keçeci
Anlaşmadaki önemli değişiklikler arasında, İngiltere'den Kuzey İrlanda'ya giden mallar için yeşil bir şerit ve AB'ye taşınacak mallar için ayrı bir kırmızı şerit oluşturulması ve Kuzey İrlanda meclisinin yeni AB kurallarına itiraz etmesine izin verecek bir 'Stormont freni' husule getirilmesi yer alıyor.
İsrail'de en ‘radikal' hükümet ne kadar ayakta kalır?
Ömer Ekrem Keçeci
İsrail tarihinin en "radikal" hükümetinin dünya kamuoyunda endişelere yol açmasının temel nedeni Itamar Ben Gvir ve Bezalel Smotrich'in koalisyona dahil olması. Ayrıca İsrail'de koalisyonu oluşturan partiler "sağ parti" sınıfında buluşsa da ters düştükleri hususlar oldukça fazla.
Brexit'ten Bregret'e: İngilizler pişman oluyor
Ömer Ekrem Keçeci
Boris Johnson 2020'de AB ile daha fazla iş yapılacağını söylemişti lakin bu gerçekleşmediği gibi aradaki ticaret de yüzde 20 civarında düştü. Dahası 2022 Mart'ında yayınlanan bir rapora göre Brexit neticesi Birleşik Krallık'ın ticaret yoğunluğunun da yüzde 15 oranında düştüğü saptandı.
Çin'in İngiltere'deki nüfuz alanı genişliyor
Ömer Ekrem Keçeci
Ekonomiden teknolojiye birçok alanda Birleşik Krallık'ta Çin'in nüfuz alanı genişliyor. Bu sürece kurumsal bir altyapı eşlik ediyor. Nitekim Çin'in artan nüfuzu hükümetlerin kabiliyetini de aşmış görünüyor.