Avrupa'da, mevcut sorunların üstesinden gelebilmek adına “köklere dönme” düşüncesini yaygın hale getirme anlayışı, bir çözüm önerisi olarak popülerize ve vülgarize edilmektedir. Yoğunluklu olarak sosyal medya kanalları aracılığıyla yayılan aşırı sağ düşünceler sosyal alanda gerilim hatlarını derinleştirmektedir.
Sanal emek ve egonun seyirci kitlesi
Prof. Dr. Celalettin Yanık
Hız o kadar hızlıdır ki, sürekli üretmeyi kabul ettirir. Zaman ve mekânın yokluğunda hız, yeniyi gündeme getirir. Yeni olan şey, acıdan münezzeh olacaktır. Çünkü acı bir zayıflık belirtisidir. Byung-Chul Han'ın ifadesiyle “gizlenmesi veya optimize edilerek ortadan kaldırılması gereken bir şeydir. Performansla asla uyuşmaz.”
Panaptikon'dan poliptikon'a: Korku ve rüya arasında insanoğlu
Prof. Dr. Celalettin Yanık
Daha fazlasını çabalamak için gösterdiğimiz performatif eylemlerin tamamına yakını bizleri, daha aza gark etti. Daha az mutlu, daha az huzurlu, daha az sevinçli olmaya başladık artık. Buradaki diyalektik şu soruda saklı gibi: Daha fazlayı isteyenler daha azda daha fazla mı mutlu olacaklardı yoksa daha fazla korku ile mi kaplanacaklardı? Teknolojik yeniliklerin her biri ister istemez şu duygu yükü ile bizleri karşılar: Rüya ve korku.
Sömürgeleştirmenin epistemisid süreci
Prof. Dr. Celalettin Yanık
Derinde yatan ya da gömülü olan, Sousa Santos'un ifade ettiği epistemiside kavramıyla bağlantılıdır. Epistemiside kavramının içeriğinde, Batılı bir düşüncenin veya söylemin empoze edilmesi ya da ötekinin üretebileceği veya ürettiği her türlü epistemolojinin ortadan kaldırılabilmesi durumu yer almaktadır. Bu bilgi şekliyle geleneksel olanın, ötekinin hafızalardan, haritalardan silinebilmesi veyahut göz ardı edilmesi süreçleri söz konusudur. Epistemiside de var olan şey, bilginin buğulu hale getirilişidir.