ABD'nin güvenlik garantileri İsrail istisnacılığını içerir
Ramazan Erdağ
Doha Zirvesi'nin ortaya koyduğu en önemli sonuçlardan bir tanesi İsrail'in saldırganlığı ve yayılmacılığının artık tüm bölgeyi ve uluslararası güvenliği tehdit ettiğinin beyan edilmesi idi. Bunun yanında ABD'nin güvenlik garantilerinin ve mimarisinin İsrail istisnacılığını içerdiği, dolayısıyla İsrail'in olası saldırıları karşısında ABD mimarisinin güvenlik garantisi sağlamayacağı da ortaya çıktı. Bu zirve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İslam ülkelerinin güvenlik alanında kendine yeter hale gelmesi gerektiği çağrısının ne kadar anlamlı ve aciliyetli bir konu olduğunu da ispat etti.
Aralıksız saldırı, sıfır diplomasi
Ramazan Erdağ
İsrail'in İran saldırıları ile Ortadoğu'da birçok şeyin değişeceğine dair açıklamaları; durdurulmadığı ve sınırlandırılmadığı takdirde İsrail'in çatışma ve işgali olabildiğince yaymaya ve bölgede istikrarsızlık unsuru ve güvenlik problemi olmaya devam edeceğini göstermektedir. İsrail'in Gazze işgali ve soykırımında olduğu gibi İran'ın nükleer programı konusunda da diplomasiye alan açılmasını engelleyerek sürekli saldırganlık halini devam ettirmeye çalıştığı açık bir şekilde görülmektedir.
ABD'nin yeni Ortadoğu yaklaşımı: Gelenekler ve gelecek
Ramazan Erdağ
İkinci Trump döneminde ABD yönetiminin Ortadoğu politikalarında İsrail ve özel olarak Netanyahu yönetiminin ağırlığının giderek azaldığı söylenebilir. Suriye başta olmak üzere ABD'nin bölge politikalarında Türkiye'nin öne çıktığı bir yaklaşım farkedilmektedir. Trump'ın ticarete odaklı tavrının da etkili olduğu bu yaklaşımın sürdürülebilirliği konusunda ise temkinli tutum elzemdir.
Avrupa ile yeni dönemin işaretleri
Ramazan Erdağ
İtalya'nın, Türkiye ile geliştirdiği yakın ilişki ve iş birliği modeli Türkiye-AB ilişkilerini ve diğer AB üyesi ülkeler ile ilişkileri etkileme potansiyeline sahiptir. Türkiye'nin İtalya ile ilişkilerini turizm, ticaret ve ekonomiden bölgesel iş birliğine özellikle de savunma sanayiine derinleştirmesi, Avrupa içinde yeni bir bakış açısına ve kalıplaşmış sınırların dışında daha kapsayıcı bir yaklaşıma zemin hazırlayabilir.
Diplomaside perdeler inerken
Ramazan Erdağ
Avrupa stratejik körlük durumuyla karşı karşıya. Uluslararası sistem Trump 2.0 ile birlikte 2025 yılı itibari ile yeni bir döneme girerken, 2035 yılına dair çok kutuplu yeni dünya düzeni tartışmaları yapılırken Avrupa 2005-2015 koşullarında kalmış gibi görünüyor.
Trump'ın zorlayıcı ticaret diplomasisi
Ramazan Erdağ
ABD içerisinde Trump'ın ek gümrük vergisi getirdiği ülkelerle ticari ilişkileri sürdüren büyük şirket ve grupların Trump'a karşı nasıl bir tavır takınacağı ve tepki vereceği halen net değildir. Bu yönüyle Trump iç siyasette de uyguladığı politikalar nedeniyle birtakım eleştiri ve tepkiyle karşılaşabilir.
7 Ekim ile gelen uluslararası farkındalık
Ramazan Erdağ
Uluslararası yargı mercilerinin nesnel ve somut delillere dayalı yargılama süreçleri İsrail ve Netanyahu yönetiminin topyekûn Filistin halkını ortadan kaldırmaya yönelik amaçları konusunda uluslararası farkındalığının gelişmesine katkı sağlıyor. 7 Ekim sürecinden bu yana Filistin devletini tanıyan ülke sayısı giderek artmakla birlikte soykırım ve savaş suçu işleyen İsrail ve Netanyahu yönetimini eleştirmenin de anti-semitizm olarak kabul edilmeyeceğine dair görüş de ağırlık kazanmaya başladı.
Trump 2.0'ın risk ve fırsat alanları
Ramazan Erdağ
Türkiye, ABD ya da bir başka ülkedeki seçim sonuçlarının ülkenin gündemini ve parametrelerini belirlediği bir ülke değildir. Türkiye içeriğini ve zamanlamasını kendi belirlediği dış politika stratejisinde emin adımlarla ilerliyor. Trump 2.0'ın iki ülke arasındaki ilişkilerde oluşturabileceği potansiyel riskler ve muhtemel fırsat alanlarına dair analizlerin oluşturulduğunu ve Türkiye'nin stratejik kültürünün çok katmanlı şekilde şekillendiğini söylemek mümkündür.
“Ya büyük bir savaş ya da büyük bir barış”
Ramazan Erdağ
Henüz Üçüncü Dünya Savaşı şeklinde bir tanımlama yapmak için erkendir. Ancak Erdoğan ve Fidan'ın çağrılarında dikkat çektikleri gibi, kuzey-güney eksenindeki savaş ve çatışmalara kalıcı bir çözüm bulunmazsa bunun doğu-batı ekseninde bir yöne ve yeni bir büyük savaşa dönüşme ihtimali oldukça yüksektir.
Kamala Harris rüzgarı tersine çevirebilir mi?
Ramazan Erdağ
Harris'in, Biden'ın yerine adaylığı her ne kadar Trump'ın önde götürdüğü seçim atmosferini bir nebze olsun Demokrat Parti lehine çevirme fırsatı sunmuş olsa da, onun güçlü bir başkan adayı olduğunu ve Trump'a karşı şansı olduğunu söylemek şimdilik güç.
BM Güvenlik Konseyi'nin İran'ın misillemesinin ardından gerçekleştirdiği acil toplantıda ABD, Fransa ve İngiltere'nin tartışmasız bir şekilde İsrail'i desteklemesi, İsrail'in İran'ın Şam büyükelçilik yerleşkesini hedef alan saldırılarını görmezden geldiklerini gösterdi. Rusya ve Çin'in ise İsrail'in büyükelçilik saldırılarına Batı'nın sessizliğini ikiyüzlülük olarak tanımladı. Ama en nihayetinde BM Güvenlik Konseyi'nin İsrail'in Gazze'ye yönelik işgal ve soykırımına ilişkin olarak aldığı acil ateşkes kararının uygulanmaması gündemden düştü. Şimdi ana gündem İsrail'in güvenliği.
Güvenli bölge için sona doğru
Ramazan Erdağ
Kandil ve Münbiç Operasyonları ve ABD’nin tutum değişikliği
Ramazan Erdağ
Türkiye, Münbiç’te amaçlanan eylem planının iki başarılı örneğini Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı bölgelerinde zaten gerçekleştirmiştir. Münbiç mutabakatının arka planında Türkiye’nin buralardaki başarılarının olduğu gayet açıktır. Bununla birlikte Münbiç konusunda Türkiye ile anlaşmaya varan ABD’nin, PKK/YPG terör örgütlerine olan desteğini de sonlandırması varılan mutabakatın ve Suriye’nin geleceğine ilişkin sürecin sağlıklı yürütülmesi adına gerekli bir adım olacaktır.
İsrail şiddeti ekseninde Ortadoğu’da Kudüs krizi
Ramazan Erdağ
Büyükelçilik açılışına ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin, Trump’ın kızı ve danışmanı Ivanka Trump ile damadı ve danışmanı Jared Kushner katıldı. Açılışa katılımda Başkan, Başkan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı ya da benzer düzeyde bir katılımın olmaması kararın Trump ve dar çevresi tarafından alındığını gösteriyor. Bu adım bir anlamda Trump’ın ABD iç politikasındaki sıkışmışlığını ifade ediyor.
Afrin Harekatı’na toplumsal desteğin sebepleri
Ramazan Erdağ
Zeytin Dalı Harekatı’na toplumsal desteğin arka planında iki önemli sebep var. Birincisi, Türkiye otuz yılı aşkın süredir terörle mücadele etmektedir ve halk artık PKK ve uzantılarıyla mücadelede sonuna kadar gidilmesini istemektedir. İkincisi, içerisindeki FETÖ üyesi teröristler temizlendikçe ve asli görevi olan ülke savunmasını önceledikçe halkın orduya güveni artmış ve Afrin harekatı bunu perçinlemiştir.