Tüm Yazarlar
Recep Yiğit Yazıları
Paramiliter güçlerin Afrika'daki rolü
Recep Yiğit
Özellikle kırsal kesimlerde ve sınır bölgelerinde yaşayan sivillere yönelik artan hak ihlalleri, ilk zamanlarda Batılı güçlere göre daha güvenilir bir alternatif olarak beliren Wagner paramiliter grubuna karşı yerelde karşıtlığı beraberinde getirmiştir. Oluşan bu karşıtlığı fırsat bilen el-Kaide'nin Batı Afrika Kolu Cemaat Nusret el İslam vel Müslimin (JNIM), yoğun sivil kayıplarının yaşandığı bölge ülkelerinin kırsal ve sınır bölgelerinde davet ve propaganda faaliyetlerini yoğunlaştırmıştır.
El-Kaide'nin Gine Körfezi'ne doğru genişleme stratejisi
Recep Yiğit
Afrika'da terör eylemlerindeki artışın, Nijer, Mali ve Burkina Faso'nun Fransa ve diğer Batılı devletlere karşı Sahel İttifakı Konfederasyonu'nu kurmasının ve ECOWAS'tan ayrılma kararının hemen ardından gerçekleşmesi dikkat çekicidir. Bu üç ülkenin Batı karşıtı bir pozisyon alarak Fransa ile bağlarını koparmasının ardından oluşan güç boşluğu neticesinde bölgedeki terör grupları daha aktif hale gelmiştir.
El-Kaide yönünü neden Batı Afrika'ya çevirdi?
Recep Yiğit
Orta Doğu'da faaliyet gösteren el-Kaide unsurlarının Batı Afrika ülkelerinde yeniden yapılanmaya başladığı görülmektedir. El-Kaide'nin Batı Afrika'da artan etkisi, bölgesel güvenlik dinamiklerini ve uluslararası terörizmin yönünü etkileyerek bölgeyi yeni bir hedef haline getirmektedir. Bu durum, Fransa'nın geri çekilmesi kıta nezdinde bir başarı hikâyesi mi, yoksa yeni çatışma alanları meydana getirmek için açılan bir alan mı? sorusunu gündeme getirmektedir.
Kara Kıta'da yeni arayışlar: Sahel Devletleri İttifakı Konfederasyonu
Recep Yiğit
Uzun yıllardır Batı ülkelerinin sömürüsüne maruz kalan bölge ülkelerinin konfederasyon hamlesinin başarılı olması durumunda, ECOWAS içinde başka alt-bölgesel ittifakların oluşması ve yeni konfederasyonların kurulması muhtemeldir. Buradaki en önemli husus, Afrika ülkelerinin bölgesel sorunlarına yönelik yine bölgesel çözümler bulma arzusudur.
Afrika'da yükselen DEAŞ tehdidi
Recep Yiğit
DEAŞ terör örgütünün Afrika kıtasında yükselmesi, bölgenin tarihinde önemli bir yer tutan tasavvuf merkezli din anlayışıyla yeni çatışma alanının açılma ihtimalini beraberinde getirmektedir. Radikal-tekfirci söylemin yükselişine tarihsel boyuttan baktığımızda, İbn Teymiyye ekolünün de çatışmacı bir dönemde ortaya çıktığı görülmektedir.
Mezhepsel sıkışmışlığın arasında Afrika
Recep Yiğit
Afrika İslam'ı olarak literatürde yer bulan tasavvuf merkezli din anlayışı, bölgede uzun yıllardır süregelen barışı korur nitelikteydi. Ancak bölgede artan Şii ve Selefi mezhepçi ideoloji, Afrika'da bulunan siyasi ve dini atmosferi yeniden şekillendirerek bölgedeki barışı tehdit etmektedir. Bu mezheplerin yayılmasında, İran'ın, Körfez ülkelerinin ve bilhassa Suudi Arabistan'ın bölgede etkin güç olma arzusu etkilidir.