Türkçeye sadakat meselesi, yüzeysel bir dilcilik değildir, millî varoluşla ilgilidir. Milletler, maddî başarıları, söze kattıkları değer, kelimeye yükledikleri mânâ ve dile giydirdikleri estetikle ayakta kalırlar. Dilde ahenk kaybolursa, düşünce seviyesi düşer; düşünce sığlaşırsa, irade zayıflar; irade çökerse, millet çözülür.
Nefsini kurban et ki aşk'a eresin ey can!
S. Burhanettin Kapusuzoğlu
Kurban, insanın zincirlerini kırarak ayak bağlarından kurtulması mesaisinde fevkalâde hayatî bir ibadettir. Sadakatle ve saadetle Ulu Kapı'ya yönelmeyi temin eder. Kapının eşiğine dünyevî hiçbir şeyle gelinemez. Ne mal ne şöhret ne de benlik… dünyalık namına her ne varsa her şey orada kurban edilmek durumundadır. Pür-ibadet olarak kurban: “Nefsini kurban et ki aşk'a eresin ey can!” diye fısıldar daima.
Birleş yok olma, bölüş tok kalma
S. Burhanettin Kapusuzoğlu
Birleşip yok olmamayı, bölüşüp tok kalmayı, tortulardan arınarak direnmeyi, ataletten sıyrılmayı, cehalete hasım olmayı varlık yokluk mücadelesinin temeline koyup yozluğa ve yobazlığa karşı durmayı, o ve onun gibi haslarda görmüştür seferberlik nesli. Bu bakımdan Âkif, milletimizin millî ilhamı bir ruh adamdır.
Ortadoğu'da istikrar ve barış için…
S. Burhanettin Kapusuzoğlu
Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler son yıllarda, bilhassa ekonomik, siyasi ve savunma işbirlikleri ile güçlü bir eksene oturtulmuştur. Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının arasındaki dünyanın bu en değerli bölgesinde, iki ülkenin bölgesel istikrar ve İslam ülkelerinin dayanışması açısından oynadığı rol ve stratejik işbirliği her geçen gün anlamını daha da arttırmaktadır.
Mısır geleceğe nasıl yürüyor?
S. Burhanettin Kapusuzoğlu
Mısır, dost ülkeler Türkiye, Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan'la bölgesel işbirliği ile etkisinin sınırlanmasının önüne geçerek sorunlarını aşmaya ve imkânlarını değerlendirmeye doğru bir şekilde yönelmiştir. Geleceğe yürüyüşünde, real-politiği gözardı etmeden, belirleyici dünya sistemi ile kafa kafaya gelmemeye dikkat ederek, küresel ekonomik sistemde yarı-merkez ülke konumuna yükselmeye çalışmaktadır.
Şam'daki medeniyet mirası
S. Burhanettin Kapusuzoğlu
Şam'da, Emevî Camii'nde sırlanmış, Hazreti Zekeriyya Aleyhisselam'ın oğlu Hazreti Yahya Aleyhisselam'ın mübarek başının türbesine gerekli bakım, yapana bahttır. İrfan tarihimizin güzide ismi Muhyiddin-i Arabî'nin Yavuz Sultan Selim Han tarafından bulunup yaptırılan camii ve türbesi, Kudüs fatihi Selahaddin Eyyûbî'nin türbesi, Hazreti Pîr Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî türbesi Halep Mevlevîhanesi'ne yönelik bir tamir ve bakım, görev olmanın ötesinde büyük manevî prestijdir.
Zor zamanda gelmiş bir istikbâl hatibi
S. Burhanettin Kapusuzoğlu
Mehmed Âkif, ikbal güneşinin batıp her alanda çöküşün dayanılmaz ağırlığı altında yaşanan ahlâkî yozlaşma, ruhî bulanıklık, tembellik ve kimlik bunalımlarının yaşandığı bir dönemde görülen bir rehberdir. Uyarıcı bir iman adamı olarak milletin inançlarına, değerlerine, ahlâk köklerine dönmesi ve silkinerek yeniden kıyama durması gerektiğini tembih eden bir istikbâl hatibidir.
Balkanlar'da işimiz zamanımızdan çok
S. Burhanettin Kapusuzoğlu
Makedonya kelimesinin; “yamalı bohça,” “türlü,” “karışık,” “değişik parçalardan oluşan,” anlamlarına geldiğini öğrendiğimde, gördüm ki; “Makedonya” kelimesinin anlamı aslında ülkenin sosyo-kültürel yapısı ve tarihi hakkında açık ipuçları sunmaktadır.
Arkeolojinin teo-politik yönü
S. Burhanettin Kapusuzoğlu
Arkeolojide kuvvetli ve örtük bir teolojik yön de saklıdır daima. Tabii ki antik buluntular bize ait hazinelerdir fakat mesele hazinenin zamanlamaya göre sahiplenilmesi değildir sadece. Akıldan çıkarılmamalıdır: Urfa'da kadim arkeolojik alan Göbeklitepe'ye ve Efes'e olan yoğun ilgi, salt ilim ve tarih hassasiyeti kadar teo-politiktir de!