Tüm Yazarlar
Yunus Emre Tozal Yazıları
Sünneti bir medeniyet ufku olarak yeniden düşünmek: Kültürel inşa mümkün mü?
Yunus Emre Tozal
Peygamber'in sünnetini toplumsal bir hafıza ve kültürel bir inşa süreci olarak okuduğumuzda, O'nun asıl mucizesinin, vefatının ardından arkasında birbirine kenetlenmiş, birbirinden emin, birbirine hakkı ve sabrı tavsiye eden bir topluluk bırakmak olduğunu görürüz. Bugün Müslüman zihnin en büyük krizi, Sünneti hayatın içindeki dinamik kurucu rolünden soyutlayıp, onu tarihe hapsolmuş bir ritüeller bütününe indirgemesidir. Serdar Demirel'in bu hacmi küçük ama ufku geniş çalışması, tam da bu noktada Nebevî mirasın 'kültür kurucu' vasfını hatırlatarak, bize bugünün dünyasında nasıl bir 'inşa' sürecine muhtaç olduğumuzu anlatıyor.
Kentsel dönüşüm ‘Aziz İstanbul’u imar edebilir mi?
Yunus Emre Tozal
Yahya Kemal için şehir olmaktan ileri bir anlam barındıran İstanbul; vatanın birliği, tarih şuuru, mimarlık sanatı, musiki ve maviliğine doyum olmayan denizdir. Örneğin Süleymaniye, Yahya Kemal’e bütün memleketin varlığını aksettiren bir manzara gibidir. O manzarada “mübarek” ve “garip” bir “âlem” mevcuttur. Peki, Yahya Kemal’in Aziz İstanbul’u, 1453’ten günümüze ihtişamıyla, insanı esir alan yapısıyla gelen bu kutlu şehir, ilk ne zaman fire vermeye, yabancılaşmaya başlamıştır?
İstanbul'a nasıl ihanet ettik?
Yunus Emre Tozal
2004 yılında Erdoğan’ın bizzat teşvikiyle kurulan İstanbul Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi (İMP), İstanbul’un geleceği için sorunlara çözümler üretmişti. Şu an İMP gibi kurum ve kuruluşlar eğer güçlü yönetimlerle yeniden oluşturulabilirse İstanbul nefes alabileceği projelere kavuşabilir.
‘Kasr-ı müzeyyen’e reva mıydı bu?
Yunus Emre Tozal
15 yıllık iktidarı boyunca yaptığı 4 bin 500 restorasyon çalışmasıyla Türkiye’nin medeniyet mirasını sahiplenen AK Parti kurumları nasıl olur da Evliya Çelebi’nin ‘kasr-ı müzeyyen’ diye tanımladığı Şemsipaşa Camii’nin çevresini betonlaştırmayı düşünebilir?
Turgut Cansever’in ufkî şehrini TOKİ inşa edebilir
Yunus Emre Tozal
Bugün yaşadığımız evler ve ileride yaşamak için bir yandan da ürettiğimiz konutlar, gerçekten de insanoğlunun maddi manevi tüm ihtiyaçlarını karşılıyor mu? İnsanın hikmet dairesi içinde yaşayabileceği, aklından kalbine sürekli bir inşa eylemini sürdürebileceği en güzel ev ve evlerle oluşan sokaklar, mahalleler, beldeler ve ilçeler nasıl inşa edilebilir?